Hangi konu hakkında yazacağımı bilmeden yazıyorum
ilk kez. İçimden ne gelirse, ne yazmak istersem o an onu yazacağım…
Çok mutsuzuz! Kişi, toplum, ülke olarak çok
mutsuzuz. Çocuklarım(öğrencilerim) ailelerinde çok mutsuz. Dersle alakaları olmayan çocuklar
okula geliyorlar. İki komik olay, kavga vs.nin peşine düşüp malzeme toplama
derdinde minicik kızanlar…
Kendi kendimizi de mutsuz ederiz çoğu zaman.
Düşüncelerimiz beynimizi yer durur…İnsan kendinin hem dostu hem de düşmanı;
yani en tehlikelisi.
Sanırım bu yazının da konusu “mutluluk” oldu. Ya da “mutsuzluk”.
Kendiliğinden…Yüzyıllardır insanlığın peşinden koştuğu durumlardan biri. Mutlu
olmak…Kimilerine göre çok zor, kimilerine göre “En küçük şeylerden bile mutlu
oluyorum ben canım.” cümlesine sığınanların haleti ruhiyesi, kimilerine göre
gerçekten çok kolay. Yani umarım öyledir…
Çok merak ediyorum; acaba şu “Evrene pozitif enerji
gönderin, kendinizi mutlu edin, mutlu olduğunuz şeyleri yapın.” diyenlerin kendisi
gerçekten mutlu mu? Ya da kendileri çok mu mutlular ki mutluluklarını başkalarıyla
paylaşmak istiyorlar? Kahve yararlıdır, deyip günde 5 bardak içen T. Öğretmenin
düştüğü durum gibi mi mesela durumları? “Öğretmenin dediğini yap, yaptığını
yapma” demişler. Öğretmeni yalancı duruma düşürmek niye? Kahve içerek mutlu oluyorsam karışma kardeşim,
miktarından sana ne? Bir de “Her şeyin fazlası zararlıdır.” lafı var. Bunlara
eyvallah da mutluluğun fazlasını idrak edecek olgunluğa henüz erişemedik; ya da
mutluluğun fazlası olur mu o da sorgulanmaz değil hani. Varsa fazla mutluluğu
olan, alırız bir dal…
Galiba en büyük çatışmamız kendimizle. Kendimizle baş
başa kaldığımızda ne hissediyorsak onu yaşıyoruz. Üzgünsek gülmüyoruz mesela;
ama insanlar devreye girince iş değişiyor. Toplumda yaşamak zorunda olduğumuz
için gülümseyerek dolanıyoruz ortalıkta. Görenler mutlu sanıyor. Bir de rol
yapmak zorundayız bak! Toplumda yaşamak zor kardeşim, insanla uğraşmak çok
zor!...
“Yaşadığın her şeyden zevk almaya çalış, güzel
yanları görmeye bak…” gibi salak saçma laflar etmeyeceğim; ama şu da bir gerçek
mutsuz olduğumuz zamanlar “Her yağmurun ardı güneştir.” diyerek mutluluğu
kovalıyoruz. Çok mutlu olunca “Başıma kesin kötü bir şey gelecek.” diye diye
kendimizi yiyoruz.
Sözün özeti hayat bir döngüden ibaret, bazen kısır
döngüye girmiyor değil evet; mutluluk mutsuzlukla, siyah beyazla var ve anlamlı
diyerek diyalektik bir bakış açısıyla konuyu kapatalım.
Üzülün, mutlu da olacaksınız; sevinin üzüleceksiniz
de…
O değil de ne yaşarsan yaşa, ne hissedersen hisset
hayatın bir gün biteceği kafana dank ediyor ya orası biraz karışık…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder