Yeni yıl gelmiş, hoş gelmiş. “Adam
ol canımı ye 2017.” “Sen misafirsin, gidicisin uslu ol.” dediğimiz zamanlardayız.
Yeni yıl sabahına uyanmış olsak bile 2016’da görmek zorunda kaldığımız
sahnelerden birini görmenin üzüntüsüyle hayatımıza devam ediyoruz. Dün 2016’ydı,
bugün 2017. Ne değişti? Hiçbir şey…
İnsanlık için olmasa bile kendin
için değişmenin vakti hala gelmedi mi? Hala olduğun yerde saymaya, dün nasıl
yaşıyorsan, bugün öyle yaşamaya devam mı edeceksin? Yeni yıl, yeni umutlar demek derler. Umudunu
mu kaybettin, hayatından çok mu memnunsun yoksa?
Bugün bir yazı karşıma çıktı: “Önünde
yazmak için 365 sayfalık bir kitap duruyor ve bugün o kitabın birinci günü.”
İşte bu yazıyla silkelendim bugün. Ne zamandır yazmak, yayınlamak istediğim bir
kitap için harekete geçeceğim bugün. Benim için gerçek anlamda kitap yazmak
olsa da bunu mecaza çevirebiliriz. En basitinden sevdiğin insanlara her gün güzel
sözler söylemeyi dene. Her gününü güzel yaşamayı dene. Yapmak istediklerini
erteleme, harekete geç çünkü yarın neler olacağını hiçbirimiz bilmiyoruz…
Kitap okumuyorsan kitap oku, bu
sayede farklı hayatların içine atıl birkaç dakikalığına da olsa. Macera
yaşamaya paran yetmiyorsa kafanda yaşa be mübarek. İlk söz bile “Oku!” değil
miydi?
Nasıl mutlu oluyorsan onları yap.
Mutlu olmak için eğlenceli şarkılar dinlemeye gerek yok. Sakin müzik seviyorsan
onu dinle. Arabesk depresyona sokar diye bişey yok dostum, yalan. Onu dinlemeyi
seviyorsan onu dinleyeceksin. Durum aslında bu kadar basit.
Her gün bir kişinin yüzünü
güldürmeyi deneyebilirsin. Olaya çocuklardan başlayabilirsin. İnan bana en
kolay, bu yaş seviyesinde başarı sağlanıyor.
“2017’den beklentim yok, 2016
gibi olma, sevdiklerimi götürme yeter.”der olduk. Zamana mı atmalıyız suçu
bilmiyorum. Zaman dışında topu kime atabiliriz o konuda da bilgim olduğunu
sanmıyorum…
Kaşın, gözünle uğraşmak yerine
içini güzelleştirmeyi dene; ama kastım iç organların değil. Gerçi dışın yerine
lifli şeyler yiyerek mideni, yeşil yapraklı sebze yiyerek karaciğerini, ceviz
yiyerek beynini vs. güzelleştirmeye çalışmanı da takdir ederim; lakin konu bu
değil. Çok sevdiğim bi söz var Audrey Hepburn’ün: Eğer güzel gözlerin olsun
istiyorsan insanlara iyilikle bak, eğer saçların güzel olsun istiyorsan bırak
çocuklar ellerini geçirsin saçlarından, ince bir bedense isteğin ekmeğini
açlarla bölüş ve güzel dudaklara sahip olmak için, sadece güzel sözler söyle.
Madem yeni yıldan bir şeyler istemek
zorundayız; ben de sağlık, mutluluk,huzur vs.nin dışında (onları herkes istiyor
zaten) güzel bakabilen gözler, güzel sözler söyleyen dudaklar, gün sonunda
huzurla yastıklara konulan başlar, vicdanla birlikte hareket edilen
davranışların çoğalmasını hem kendim hem çevrem hem de tüm insanlık adına
istiyorum, amin…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder