Bak bişi dicem bizim bu atalarımız var ya, hani kendi isimlerini açıklama gereği duymayan, şu bizim atasözlerimize konu olan, anonim yaşayan, şan-şöhret peşinde olmayan güzel insanlarımız... Ne güzel konuşmuşlar vakti zamanında! Biz ise bazılarını dikkate almışız, bazılarıyla dalga geçmişiz, bazılarına "O sözler nenemin gençlik zamanında kaldı." deyip onları kaale almamışız. Ah keşke zaman dursaydı da hep nenemin gençlik zamanında kalsaydık...
Bi güzel laf vardır: "Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır." Bildik tabii... Peki insanoğlu bunu bilir de dilini nedendir, bile isteye acılandırır bilinmez... Bunu da tartışmak gerekir; çünkü pek çok olasılık mevcuttur...
Taze taze yaşadığım bir olayı anlatayım: Sosyal medya hesapların birinde bulunduğum yöreyle ilgili bir sayfaya denk geldim ve onu takibe aldım. Bu güzelim yörenin güzelim mesire alanının fotoğrafını paylaşmışlar ve altına not düşmüşler: "Biraz da temiz hava alalım dedik." İyi, güzel, hoş; fakat yerdeki çöpleri görünce benim üç harfliler kafada toplanıverdi :) Düşünmeden yorum yazıverdim: "Temiz hava ama yerler çöp içinde, çok yazık." Sonra cevap olarak gelen yorum şu oldu: "Hepimiz beraber kirletiyoruz suçlu aramaya gerek yok bence." diye. Üstüne alınmış sayfa yöneticisi, kıyamam; kendimi suçlu hissettim o anda. Çevre kirliliği yerini suçluluk duygusuna bıraktı. Daha sakindim, içinde bulunduğum durumu daha tatlı bir dille anlatmaya çalışayım bakalım dedim ve şunu yazdım: "Görüntüyü görünce ve bunu yapanın bir insan olduğunu bilince insanlığımdan utandım sadece, o yüzden içler acısı halimize 'Çok yazık.' dedim, suçlu var ve kesinlikle bunu yapan insanoğlu." Sanırım demek istediğimi anlatabildim. Paylaşımda "Biraz da temiz hava alalım dedik." yazıyordu ya hemen düzelivermiş ifade hem de büyük harflerle: LÜTFEN KEYİF YAPTIKTAN SONRA ÇÖPLERİMİZİ RAZGELE ATMAYALIM." :) Kıyamam ben öyle kolay kolay; " 'razgele' değil, 'rastgele' olacak o ."diyemedim. Bırak dedim, imlaya takılma kendi kendime, bir de imla ve noktalamanın önemli olduğunu vura vura beynimize sokan sisteme küfrettim. Sonra öğretmen olduğumu hatırladım ve "Dur!" dedim, sen böyle şeyler söyleyemezsin, söylememelisin, her zaman tatlı dilli olmaya özen göstermelisin. Kendimle iç hesaplaşmamı da yaptıktan sonra bu sayfaya teşekkür etmek istedim: "Paylaşımınıza çevre temizliği konusunda uyarıda bulunduğunuz için teşekkür ederim." Sayfa yöneticisi de sağolsun 'başarılı' anlamına gelen emojiyle cevap vermiş. Nihayet anlaşılabildiğim ve kalp kırıklığını kenarından sıyırdığım için bir de kendime teşekkür ettim.
Not: Kendimi methetmek değildi amacım, methetmem de aksine hep uğraşırım kendimle. Sık sık sorarım "Niye böyle yaptın, neden bunu söyledin?" diye... Bu yayındaki amacım adlarını bilmediğim atalarıma minnettar olduğumu söylemekti. Adını duyurmak için, k*çını yırtıp hiç bir yere gelemeyenlere de selam olsun...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder