Güzel ülkemin Trakyasında Ramazan Bayramına bir haftadan az
zamanın kaldığı günlerden birindeyiz. Çarşı, pazar gezmeyi, dolaşmayı çok
severim. Önce giysi pazarını bir güzel kolaçan ederim; giysi pazarı sebze
pazarına göre erken dağılıyor çünkü. Hiçbir şey almasam bile insanları bir
güzel süzerim; ama çaktırmadan ;)
Güzel yurdumun Trakyası öyle güzel bir yer ki sapsarı
ayçiçekleri tarlasını doğal güzellik kategorisinde 1. sıraya koyabilirim. Güzel
yurdumun bu güzel bölgesinde “Abe, te beya, napıysın marı…” lı konuşan,
konuşurken “h” yi sesten saymayan, dertlerini önce kafalarına göre
kullandıkları Türkçe ile daha sonra aynısını Pomakça anlatan
güzel insanlar da yok değil hani. Harbiden güzel insanlar.
Düşündüklerini çatır çatır söylemekten çekinmezler. Karşısındakine küfür
kıyamet saydırır, karşısındaki aynı dilde cevap verir; ancak hukukları burada
kavgayla son bulmaz. “İyi beya sen aklısın, tamam üle olsun.” deyip kahveye
giderler ve çay bardağında birbirlerine Nescafe ısmarlarlar; çünkü çay 50
kuruş, Nescafe 1 lira, daha değerli yani. Çarşı, Pazar konusuna dönersek… Bizim “roman” diye tabir
ettiğimiz, buralıların “mahalleli” ya da “esmer vatandaş” diye tabir ettikleri
bir kısım daha var. Hem de sayıları azımsanamayacak kadar. Hepsi aynı mahalede
oturduğu için “mahalleli” diyorlarmışonlara; daha doğrusu “maalleli”
Esmerliklerini siz zaten biliyorsunuz. Bronzlaşçam ben diyip solaryuma tonlarca
para yatıran ünlü vatandaşlarımızın kendi vücutlarında görmek istediği bronzluk
bu vatandaşlarımızda doğuştan var. Yani genetik. Bu güzel insanların içinden bir çiftin giysi pazarında konuşmalarına kulak
misafiri oldum. Ramazan Bayramına da az kaldı ya herkes yeni kıyafetler alma
telaşında buralarda. Buralarda öyledir. Bayramlarda yeni kıyafet alma
zorunluluğu vardır. Üstünde yazar yeni olduğu, her halinden belli olur çünkü. Kadıncağız haldır
haldır gözleriyle ve elleriyle kendisine uygun gördüğü kıyafeti ararken
kocasının söylediği şu sözü hiç unutmayacağım: Aaaa Şevkiye bak, te bu güzel;
valla bak!
Şimdi bu söz hakkında konuşacağım; çünkü bu söz öyle güzel şeyler
anlatıyor ki…
Şevkiye belki kocası bunu söylediğinde hiç önemsemedi, belki
kocasının gösterdiği kıyafeti beğenmedi, belki umursamadı bilemeyiz ama;
“modern yaşayan insanlar” diye tabir ettiğimiz çiftlerde koca tarafından böyle
bir sözün söylenme ihitimalini çok düşük görüyorum. Bunu kesinlikle feminizmle
karıştırmamak gerekir. Modern insanların erkek kısmının bazısında “Yeter artık, bir
türlü beğenemedin.” “Öfff saatlerce bakıp bir şey bulamıyorsun.” “Çok pahalı
değil mi o?” “Hiç yakışmadı.” tarzında cümlelere rastlama olasılığımız daha
yüksektir(bana göre). Kaldı ki bunların hiçbirini söylemeyip alışverişe dahil
olmayanlar da vardır. “Beni karıştırma.” “Kafana göre takıl.” “Ben saatlerce
seninle mağaza mağaza gezemem.” diyenler ya da hiçbir şey söylemeyip artık
iyice özgür(!) takılanlar. Özgürlüğü de başka bir gün konuşalım. Modern insanlardan beklediğimiz, kibar
davranışlarda bulunmalarıdır; çünkü onlar herşeyi bilirler, bilmedikleri şey
yoktur, gelişmeleri, yenilikleri takip ederler. Her şey hakkında çok bilgi
sahibi oldukları için en doğru kararı verirler(!)Bütün modern görünen ya da
öyle olanları kastetmiyorum tabi ki. Peki şu adını bilmediğimiz Şevkiye’nin
kocası? Yukarıda bahsi geçen birçok modern adamdan daha kibardır kalıbımı
basarım.
Belki de modernlik, modern olmak zannedildiği kadar güzel
bir kavram değil. Madem modern olan insanlar gelişmeleri, yenilikleri yakından
takip ediyorlar, her konu hakkında maşalllahlık bilgileri var; eğer kaba
davranacaklarsa ben modernliği kabul etmiyorum arkadaşım. Şevkiye’nin kocası
modern değil, yeniliklerden haberdar değil; ama karısını seviyor ve onu mutlu
etmek için Ramazan Bayramında giysin diye kıyafet seçmesine yardım ediyor. Ben
bu insanı alır, listede, her yeniliği takip edip hayatını ona kanalize eden;
ancak kaba davranışlar gösteren adamların üstüne yerleştiririm.Adam dediysem insanoğlu anlamında. Feminizmle karıştırılmasın. Sözlerimden “Tüm
modern insanlar kabadır.” genellemesi çıkmasın. Bahsettiğim insan tipi “Hem
modern görünüp hem de kaba davranan insan.” Adam, kadın ayrıştırması değil,
insan!!!
Uzun lafın kısası bayanlar baylar, kaydıraktan kayanlar,
uçurtma uçuranlar, BMW’ye binenler, yalıda oturanlar! Şevkiye’nin kocası kadar
olun, yeter.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder